Zekayı Geliştirmenin İlkeleri

Önce merakın itici gücünü kullanmak, sonra kendi öğrenme tarzımızla nasıl öğreneceğimizi bilmek, öğrenmeyi kolaylaştırmakla kalmaz, onu ateşler. Bunların yanında bizi destekleyecek ve daha kısa sürede daha yüksek birikime neden olacak bazı ilkeler de vardır. İnsanın öğrenme ilkelerini bilmesi, denizin üstünde yürümeyi bilmesi gibidir. Böylelikle gördüğü, işittiği, uyguladığı her şeyi kişisel gelişimi için kullanabilir.
İşte öğrenmenin ve zekayı geliştirmenin 29 ilkesi:
Öğrendiklerinizi tekrar etmezseniz, çoğunu unutursunuz.
Tekrar, bilgi edinmenin olduğu gibi, yetenek geliştirmenin de anasıdır.
Kalıcı bir bilgilenme istiyorsanız, öğrendiklerinizi 10 dakika, 1 saat, 1 gün, 3 gün, 1 hafta, 1 ay, 3 ay ve 6 ay sonra toplam 8 kez tekrar etmelisiniz.
Öğrenmek için en uygun zaman, sabahın ilk ışıklarının göründüğü zamandır. Bunu anlamak için güneşin doğma zamanını takvimlerden öğrenerek, ondan daha önce uyanabilirsiniz.
Uyku düzeniniz, öğrenme etkinliğinizi etkiler. Güneşin doğmasını izleyen yaklaşık 45 dakikalık süreçte uyumak, zihinsel zekânız üzerinde olumsuz etki bırakır.
Zihinsel bir faaliyet göstermeden sürekli tek bir noktaya bakmak, zihinsel zekânızı yıkıcı boyutta olumsuz etkiler. Bu durumun en çok görüldüğü eylem, televizyon izlemektir.
İnsana birikim kazandıran, öğrendiklerini hemen uygulamaktır.
Yapılması gerekenleri ertelemek, insanda strese neden olur. Neden kaynaklanırsa kaynaklansın stres, zihinsel zekâ kullanımını olumsuz etkiler.
Zihinsel zekânız gelişebilir. Daha yüksek zekâya kavuşmanın yolu, öğrendiğiniz bilgi miktarını ve bu bilgiler arasında kurduğunuz bağlantıları çoğaltmaktır.
Bilgiye, bir hafta sonra onunla ilgili bir konferans verecekmiş gibi yaklaşırsanız, çok daha iyi öğrenirsiniz.
Bilgiye, onunla ilgili bir makale yazacakmışsınız gibi yaklaşırsanız da, çok daha iyi öğrenirsiniz.
Öğrendiklerinizi öğrettikçe (anlattıkça) onları kendinize daha fazla mâl edebilirsiniz.
Öğreneceklerinizi bölümlere ayırarak, her bölümle ilgili resimler oluşturmayı temel edinen “zihin haritalama” tekniği, hafıza yeteneğini güçlendirir. Resimleri kendi arasında filmleştirmeniz, bu süreçleri sıra dışı ve komik biçimde hayal etmeniz, daha çok işinize yarar.
Bilinçaltı zihniniz, davranışları öğrenirken dört etkeni dikkate alır. Bunlar; kendi kendinize iç konuşmalarınız, insanların size telkinleri, deneyimleriniz ve kurduğunuz hayallerdir.
Bilinçaltı zihniniz için gevşeme esnasındaki hayal, gerçekten yaşanmış gibi etki gösterir. Yeteneklerinizi geliştirme konusunda en önemli yöntemlerden biri, kendinizi sonucu almış şekilde hayal etmektir. (Bu hayalin merkezinde dış etkenlere bağlı sonuçlar değil, zeki olmanız, güzel konuşmanız gibi kişisel yetenekleriniz olmalı.)
Beynin çalışma hızıyla insanın okuma hızı arasındaki fark dikkat dağılmasına yol açar. Bunu yenmenin yolu, “hızlı okuma” tekniklerini öğrenmek veya çok merak ettiğiniz alanlara yönelmektir.
Soru sormak, öğrenmenin yarısıdır. İnsanlara uzmanlık alanlarıyla ilgili sorduğunuz sorular, ciltlerce kitap okumaktan daha fazla öğretici olabilir.
Bilgiye ulaşmak için isteyerek katlandığınız fedakârlık, o bilgiyi sizin için daha değerli ve kalıcı hale getirir.
İnsan, birlikte yaşadığı diğer insanların tutum ve davranışlarından etkilenir. Davranışların öğrenilerek kopyalanması, modellerin görülmesiyle gerçekleşir.
Bilgiyi çok iyi anlayarak, sebep-sonuç ilişkilerini eksiksiz kurarak içselleştirmek, ezberlemekten çok daha verimlidir.
Ezberle yetinenler, uzman olamazlar.
Uzmanlığınızın ölçüsü, size sorulan sorulara hem tatmin edici, hem de yeni soruları ateşleyecek biçimde cevap verebilmenizdir.
Not tutmak, bilgiyi bağlamaktır. En verimli dinleyiciler, konuşma esnasında ayrıntılı not tutanlardır. En verimli okurlar ise, kitabın boşluklarına işaretler koyarak yeni düşünceler ekleyenlerdir.
Sahip olduğunuz bilgiyi kendinize göre kategorize edip (bölümlere ayırıp) sistemleştirmezseniz, içinde boğulabilirsiniz.
Bilgi üretmek, o bilgiyi size mâl eder. Bilgi üretmek, öğrendiğiniz pek çok bilgi arasında bağlantılar kurarak, yeni çıkarımlarda bulunmanız demektir.
Zihinsel zekânız ve öğrenme yeteneğinizi etkin kullanma düzeyiniz, dış telkinlerin etkisine açıktır. Örneğin, şaka yollu bile olsa, size “kafanızın basmadığı” söylense, bu söz farkında olmadan sizi etkileyebilir.
Sürekli bilgi edinmek yerine, zaman zaman düşünmeye vakit ayırmak, o bilgiyi daha iyi kullanmanızı sağlar..
Öğrenmeye en açık insan, meraklı, mütevazı ve cesur olandır.
Beynimizin %2’si veya %3’ünü kullandığımız, sadece bir iddiadan ibarettir.
Beyninizin %100’ünü de kullansanız, önemli olan temel sorularınıza cevap bularak hayat memnuniyeti ve mutluluğa ulaşmanızdır.

Yazar :Muhammed Alpkent

Explore posts in the same categories: 1

Etiketler: , ,

You can comment below, or link to this permanent URL from your own site.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: